Kusursuz Olmadan da İyi Bir Ebeveyn Olabilir Miyiz ?
2 Dakika okuma süresi
`
Mükemmel Ebeveyn Olmak Zorunda Değiliz
Zeynepçe ve Mert Ali’nin Hikâyesinden…
Ebeveynlik bazen kucağınıza sığan bir mucize, bazen de kalbinize sığmayan sorular demek.
Sevgiyle birlikte gelen kaygılar, “doğru mu yapıyorum?” düşünceleri ve günün sonunda insanın kendisiyle baş başa kaldığı o sessiz anlar…
Bu yazı; kusursuz olmaya çalışırken yorulan ama yine de kalbiyle ebeveynlik yapan herkes için.
Bazen çocuğunuz uyuduktan sonra, ev sessizliğe büründüğünde kendinize şu soruyu sorarsınız:
“Bugün iyi bir anne miydim?”
Yeterince sabırlı mıydım?
Doğru kelimeleri mi seçtim?
Onu gerçekten dinledim mi,
yoksa sadece günün temposuna yetişmeye mi çalıştım?
Ben Zeynep.
Mert Ali’nin annesiyim.
Ve bu soruları kendime sormadığım tek bir gün bile olmadı.
Ebeveynlik; dışarıdan bakıldığında güçlü, kontrollü ve ne yaptığını bilen bir hâl gibi görünür.
Ama içerden bakıldığında çoğu zaman; sevgiyle karışık bir kaygı, yorgunlukla iç içe geçmiş bir vicdan muhasebesidir.
Mert Ali büyürken şunu fark ettim:
Ebeveynliğin en zor tarafı, çocuğu büyütmek değil; kendinle ilgili beklentilerini yönetmek.
Bazen çok yoruldum.
Bazen sabrım tükendi.
Bazen “birazdan oynayalım” deyip o birazları uzattım.
Ve geceleri, herkes uyuduğunda, içimde sessiz bir suçlulukla baş başa kaldım.
Ama sonra şunu gördüm:
Mert Ali beni, benim kendimi yargıladığım yerlerden sevmedi.
O beni; sarılabildiğimde, gözlerinin içine bakabildiğimde, onu susturmaya çalışmadan dinlediğimde sevdi.
Ağladığında hemen çözüm üretmemi değil, yanında durmamı istedi.
Korktuğunda “korkma” dememi değil, “buradayım” dememi…Öfkelendiğinde hemen düzeltmemi değil, anlaşılmayı…
İşte o anlarda bağ kurduk.
Şunu zamanla öğrendim:
Çocuklar mükemmel ebeveynlere değil, gerçek ebeveynlere ihtiyaç duyar.
Hata yapan, yorulan, bazen yanlış söyleyen ama her şeye rağmen sevgisini geri çekmeyen ebeveynlere…
Ebeveynlik bir performans değil.
Bir yarış hiç değil.
Bu, her gün yeniden kurulan bir bağ.
Artık kendime şunu hatırlatıyorum:
Her gün mükemmel olmak zorunda değilim.
Her an güçlü olmak zorunda değilim.
Ama gerçek olmak zorundayım.
Mert Ali’ye kusursuz bir dünya sunamayabilirim.
Ama güvenli bir alan sunabilirim.
Hata yapmanın normal olduğu,
duyguların bastırılmadığı,
sevginin şartlara bağlı olmadığı bir alan…
Ve sanırım çocukların gerçek gücü tam olarak burada başlıyor.
Welcome Baby dünyasında da en çok inandığım şey bu:
Bir çocuk sevildiğini hissettiğinde, anlaşıldığında, olduğu hâliyle kabul edildiğinde…
Zaten büyürken güçleniyor.
Belki bu yazıyı okuduktan sonra bugün yine kendine aynı soruyu soracaksın:
“Bugün iyi bir anne miydim?”
Cevabı ben fısıldayayım:
Bu soruyu soruyorsan, kalbin doğru yerde demektir.
Yazan: Zeynep Ünsal





