Bir Annenin Yolculuğu: Nöroçeşitliliği Anlamak
2 Dakika okuma süresi
`

Bazı yolculuklar insanın planladığı gibi başlamaz.
Ama çoğu zaman insanı en çok değiştiren, en çok öğreten yolculuklar da tam olarak böyle başlar.
Benim yolculuğum da oğlum Mert Ali ile başladı.
Mert Ali henüz resmi olarak otizm tanısı almış değil. Ama bir anne olarak onun gelişiminde bazı farklılıklar olduğunu fark ettiğimde, içimde iki duygu aynı anda büyüdü: merak ve öğrenme isteği.
Çünkü bir çocuğu anlamanın en doğru yolu, onun dünyasını öğrenmekten geçiyor.
Bu süreçte hayatıma birçok yeni kavram girdi. Bunlardan biri de nöroçeşitlilik.
Nöroçeşitlilik aslında çok basit bir gerçeği anlatıyor:
Her beynin çalışma şekli aynı değildir. Bazı çocuklar dünyayı farklı algılar, farklı öğrenir, farklı ifade eder. Ve bu farklılıklar bir eksiklik değil, insan çeşitliliğinin bir parçasıdır.
Bir anne olarak bu süreçte en çok başvurduğum kaynaklardan biri SOBECE eğitimleri oldu. Uzmanların anlattıkları, okuduğum kitaplar ve edindiğim bilgiler bana şunu öğretti:
Bir çocuğu değiştirmeye çalışmak yerine, onun dünyasını anlamaya çalışmak çok daha kıymetli.
Bazen sosyal ortamlarda, bazen bir parkta, bazen bir sohbet sırasında Mert Ali üzerinden Nöroçeşitliliği anlatma fırsatım oluyor. Çünkü fark ettim ki birçok insan bu konuyu aslında hiç bilmiyor. Belki bir çocuk göz teması kurmakta zorlanıyor. Belki başka bir çocuk kalabalık ortamlarda kendini rahat hissetmiyor. Belki biri seslere çok hassas. Ama tüm bunlar o çocuğun değerini azaltmaz.
Sadece dünyayı farklı bir pencereden gördüğünü gösterir.
Ben artık bu sürece sadece bir “annelik yolculuğu” olarak bakmıyorum. Biraz da farkındalık yolculuğu. Eğer Mert Ali'nin hikâyesi bir kişiye bile farklılıkları daha anlayışla karşılamayı öğretebilirse, bu benim için çok kıymetli olur.
Çünkü her çocuk anlaşılmayı hak eder. Ve her farklılık, dünyayı biraz daha zengin yapar. Ben bir anne olarak öğrenmeye, anlatmaya ve yol almaya devam ediyorum. Ve biliyorum ki bu yolculukta yalnız değiliz.
Yazan; Zeynep Ünsal.



